logo

RAHMET İKLİMİ

Rahman ismi hatırına tüm insanları, Rahim ismi hatırına da tüm
iyi insanları, sevgi, saygı ve şefkatı kucaklayan bir kalbe Yüce ALLAH
(cc) gazabıyla değil, sevgi ve rahmetiyle nazar eder de o kalbe hikmet
ve huzur kapılarını açar.
ALLAH’ın rızasını nefsinin rızasından üstün gören ve bunun gereğini
yapan insan İhlâs bilincine ulaşmış, şeytanın belini kırmış demektir.
Hikmet, Hâkim olan Yüce ALLAH’ın bir ihsanı, bir lütuf ve ikrâmıdır.
Kim ki, bu ilahi lütuf ve ikrama kalbini açarsa, o kalbin dirilmesi
ve arınması, diken tarlasından çiçek bahçesine dönüşmesi mutlak bir
sonuç olacaktır.
Merhamet insanı olmayı başaranlara, Yüce ALLAH’ın rahmetiyle
muamele etmesinden daha doğal bir sonuç yoktur. Peygamberimiz
(SAV)’ın “Siz yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, gökyüzündekiler
de size merhamet etsinler.” sözü, bu manayı ifade etmektedir.
En büyük varlık ALLAH(cc)tır. O halde en büyük amaç ALLAH’ın
rızasını kazanmak, en büyük ibadet ise ALLAH’û Teâlâ’yı anmaktır.
Tüm insanlığın ortak atası Âdem (AS)’dır. Bu nedenledir ki, tüm insanlık
bir aile hükmündedir. O halde tüm insanlık hakkında güzel dileklerde
bulunmak ve herkese iyilik yapmaya çalışmak en doğru yoldur.
İnsan suretinde görünmek yetmez. İç dünyamızda insan olmaya
çalışmak da gerekir. Yüce ALLAH (cc) bedenimizi insan suretinde yaratmış,
iç dünyamızda insan olmayı ise bize bırakmıştır. Şayet iç dünyamızda
insan olma yolunu seçersek cennete, tembel olma yolunu seçersek
cehenneme yürümüş oluruz.
Kardeşlik, sevgi, saygı ve rahmet ekseninde yürümek Yüce ALLAH’ın;
Kin, kan ve intikam ekseninde yürümek ise şeytanın yoludur.
Kim ki, ALLAH’ın yolunu tercih ederse kazanır. Zira onun yardımcısı
Hazreti ALLAH(cc) olur.
Lanetler okuyarak kalbini karartmaktansa, dualar okuyarak dünyanı
aydınlatsan daha güzel olmaz mı?
Lanetler ile meşgul olarak kendini negatif düşüncelere esir etmektense,
rahmet ve hidayet dilekleriyle meşgul olup herkesin geleceğine
güzel yatırımlar yapmak daha akıllıca bir yoldur. Ayrıca bu yolu seçenlere
Yüce ALLAH’ın yardım ve ikramı sayılamayacak kadar çoktur.
İlim, iman, İslam, ihsan, ihlâs ve irfan. Bunların hepsi de insanı yücelten
temel sıfatlardır. Kim ki bu altı esasa önem verirse, Yüce ALLAH
(cc) da ona önem verir.
Mal-mülk sevdasına düşerek hayatın anlam ve gayesinden uzaklaşmak,
insan için en büyük kayıptır. Zira böyle bir aldanış, insanın
dünya ve ahret huzurunu kaybetmesine yol açacaktır.
İlim öğrenmek amel etmek için, amel etmek ise ALLAH’ın rızasını
kazanmak için olursa, ilimde istenen başarıya ulaşmak mümkün
olacaktır. Yoksa ilimde ilerlemek insanı kibir, uçup ve hasette ilerleme
felaketine götürebilir. Şayet ilim, tek başına kurtarıcı bir güce sahip olsaydı,
şeytanın helak olmaması gerekirdi. Şeytanın bilgisi çok fazlaydı,
ancak amel ve ihlas yönü çok zayıf olduğu için sınavı kaybetti. Şeytanın
kaybettiği noktayı görüp de o noktaya kurban gitmek doğru olur mu?
Amaç şeytan gibi çok bilgili olmak mı, yoksa Uveysü’l Kareni gibi
çok arif olmak mıdır? Ebu Cehil çok bilgiliydi ama cehaletin babası olmaktan
kurtulamadı. Bilal-i Habeşi bir köleydi ama gönüllere sultan
olmasını başardı.

Abdü’l-hamit TEK


Leave a Reply

*

İslami Radyo - Dini Radyo - İlahi Dinle - İslami Sohbet - İslami Bilgiler - Dini Sohbet