logo

RAHMET DAMLALARI

Alemlerin Rabbi, Sahibi ve Maliki olan YÜCE ALLAH (cc) tüm
âlemleri sevgi ve rahmetiyle yaratmış, insanı da evrene sultan kılmıştır.
Ancak buna rağmen akan zaman içinde şaşıran ve doğru yoldan
ayrılan insana, her fırsatta bir elçi, bir kitap göndermiş, onu tehlikelere
karşı uyarmıştır.
Bugün de birçok konularda yolunu şaşıran insana dostça hitap
eden ve onu kötülüklerden korumaya çalışan taraflar üstü vicdani ve
ilâhî bir uyarıya ihtiyaç vardır.
Öyle bir uyarı ki, okuyup düşündüğü vakit insana kendisinin,
toplumunun ve asrının içinde bulunduğu değişik boyutları,
tehlikeleri ve felâketleri göstersin. Hesap dışı hesapları, hesap
üstü hesapları ve bir de İLAHİ HESAPLARI insana açık bir
şekilde göstersin.
İşte bu nedenledir ki; her tarafı fitne,fesat,ihanet,cinayet
ve felaket yangınları ile kuşatılmış olan çağdaş dünyaya bir
anlam ve ümit kapısı açacak,yangınları söndürmenin sırlarını
fısıldayacak bir takım Rahmet Yağmurlarına ihtiyaç vardır.
Öyle bir yağmur ki;yürekleri saran yangınları söndürsün ve orada
ki çiçek tohumlarını yeşertsin.
Öyle bir yağmur ki; yürekleri diken tarlası olmaktan çıkarsın da
güzel bir cennet bahçesine dönüştürsün.

Öyle bir yağmur ki; arkasında Âlemlerin Rabbi olan YÜCE ALLAH’ın
sevgi, şefkat ve rahmeti olsun.
Öyle bir yağmur ki; yanan yüreklere su, şaşan beyinlere ise ışık
olsun. Fert aile ve toplum bazında insanlığa güzel mesajlar ve büyük
uyarılar sunsun.
Şimdi sizleri RAHMET KİTABI içinden seçilmiş olan o bereketli
Rahmet Yağmurları ile baş başa bırakıyor, her bir âyeti okurken
vicdan gözü ile bakıp görmenizi ve ona göre dikkatle düşünüp ders
ve ibret almanızı tavsiye ediyorum.
Zira bu usul uzere okunan AYETLER, GÖNÜL DÜNYASINI
RAHMET VE İRFAN İKLİMİNE TAŞIYACAK, BÖYLECE SORUNLARIN
KÖKENİNE İNİLMİŞ OLACAKTIR.
Alemlerin RABBİ YÜCE ALLAH (cc)
buyurdular ki:
1- “Ey İman Edenler!
Şeytanın adımlarını takip etmeyin.
Kim ki şeytanın adımlarını takip ederse muhakkak ki o,
edepsizliği (ahlâksızlığı) ve kötülüğü emreder…”
(Nûr: 24/21)
2- “Ey insanlar!
Yeryüzündeki şeylerin helâl ve temiz olanlarından yiyin!
Şeytanın peşinden sakın gitmeyin.
Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.”( Bakara: 2 / 168)
3- “Ey İman Edenler!
Hep birlikte barışa girin. Sakın şeytanın peşine takılmayın.
ÇÜNKÜ O, SİZİN İÇİN APAÇIK BİR DÜŞMANDIR.”
(Bakara: 2/208)

4- “Şeytan,
içki ve kumar ile sizin aranıza KİN ve DÜŞMANLIK sokmak;
sizi, ALLAH’ı ANMAKTAN ve NAMAZDAN alıkoymak istiyor.
Artık (içki ve kumardan) vazgeçtiniz değil mi?”
(Mâide: 5/91)

5- “(O hesap gününde herkesin amellerinin kaydedildiği
kendi hayat) kitabı ortaya konduğu vakit, suçluların onda yazılı
olanlardan korkmuş olduklarını görürsün.
“Vay halimize! Bu nasıl bir kitapmış!
Küçük büyük demeden (yaptığımız) her şeyi kaydetmiş!”
derler.
Böylece (zalimler) yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır.
Senin RABBİN hiçbir kimseye zulmetmez.”
(Kehf:18/49)

6- “Biz kıyamet günü için adalet terâzileri kurarız.
Artık hiç kimseye, hiçbir şekilde zulmedilmez.
(İnsanın yaptığı her bir iş) hardal tanesi kadar dahi olsa onu
(adalet terâzisine mutlaka) getirirz.”
(Enbiya: 21/47)

7- “Kim ki (ALLAH’ın huzuruna) bir iyilik getirirse, ona getirdiğinin
on katı verilir.
Kim de bir kötülük getirirse, o da sadece getirdiğinin karşılığını
görür.
Onlar asla zulme uğramazlar.” (En’âm: 6/160)

8- Ey insanlar !

Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan;
ikisinden bir çok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan
RABBİNİZE karşı gelmekten sakının.
Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz ALLA
H’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan
sakının.
Şüphesiz ki ALLAH, üzerinizde bir gözetleyicidir.”
( Nisa: 4 / 1 )
9- “Kim ki bir kötülük yapar, yahut nefsine zulmeder de
daha sonra yaptığına pişman olup ALLAH’tan mağfiret dilerse
ALLAH’ı çok MERHAMETLİ ve de çok BAĞIŞLAYICI olarak
bulacaktır.” (Nisa: 4/110)
************************************************
10- “Kim ki zerre miktarı hayır işlerse onun karşılığını görür.
Kim de zerre miktarı şer işlerse o da onun karşılığını görür.”
(Zilzal: 99/7-8)
*************************************************
11- “And olsun ki sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra
da meleklere:
“Adem’e secde edin!” diye emrettik.
İblis’in dışındakiler secde ettiler.
O İSE SECDE EDENLERDEN OLMADI.
ALLAH buyurdu:
“Ben sana (SECDEYİ) emretmişken seni secde etmekten
alıkoyan şey nedir?”

(İblis) cevap verdi:
“Çünkü ben ondan daha üstünüm.
Zira beni ateşten onu ise çamurdan yarattın.”
(Bunun üzerine) ALLAH (cc) şöyle buyurdu:
“Öyle ise in oradan!
Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.
Çık huzurumdan!
Çünkü sen aşağılık olanlardansın!”
(Şeytan bu İLAHİ GAZAP karşısında hatasını anlayıp özür
dilemek yerine, çirkin planlar peşinde koşmayı tercih etmiş ve
Yüce ALLAH’a (cc) karşı küstahça bir tavır ile şöyle demişti:)
“(Öyleyse) bana (insanların) tekrar dirilecekleri güne kadar
süre ver.”
(YÜCE ALLAH (cc) da ona cevaben buyurdu ki:)
“Haydi sen (kıyamet gününe kadar) süre verilenlerdensin.”
(Bunun üzerine şeytan, çirkin planlarını açıklamak üzere)
dedi ki:
“Öyle ise beni azdırmana karşılık (intikam almak üzere) and
içerim ki, ben de onları (Ademoğullarını) saptırmak için senin
doğru yolunun üstüne oturacağım.”
“Sonra (da onlara)
önlerinden gelecek (istikbal fikri ve kaygısı üzerinden),
arkalarından gelecek (geçmiş fikri ve düşüncesi üzerinden)
sağlarından gelecek (hayır ve hasenat fikri üzerinden) ve
sollarından gelecek (şer ve kötülük fikirleri üzerinden) onlara
(vesvese vereceğim).
SEN de onların çoklarını
ŞÜKREDENLERDEN bulmayacaksın.”
(Âraf : 7/11-17)

12 – “(Ey Rasûlüm!) Kullarıma söyle:
(Konuşurken) sözlerin güzel olanlarını söylesinler.
(Sakın kırıcı ve çirkin konuşmasınlar.) Çünkü şeytan, (bu
türden sözleri kötüye kullanarak insanların ) aralarına girer.
Muhakkak ki şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.”

(İsrâ: 17/53)
Yani şeytan, insanları konuşmaları üzerinden çirkin tuzak- lara
düşürmeye çalışır. İnsan bu konuda akıllı ve dikkatli olmaz ise
dostluklar ve kardeşlikler yanlış anlama ve kırıcı tepkilere kurban
gidebilir. Bu nedenledir ki iyi niyetli olmak yetmez. Şeytana fırsat
vermekten de sakınmak gerekir.
Şeytan için en büyük gaye, insana düşmanca ve haince darbeler
vurmaktır. Bunun için de eline geçen her fırsatı en etkili biçimde
değerlendirmektedir. Aklın gereği, şeytan adlı bu azılı düşmanın ha
ince oyunlarını iyi öğrenmek ve onun kirli tuzaklarından kendimizi ve çevremizi korumaya çalışmaktır.(1)

 

13- Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları
(kibirlenenleri) ayetlerimden uzaklaştıracağım.
Onlar (O’nun varlığını, birliğini ve büyüklüğünü
gösteren) bütün ayetleri (işaretleri, delilleri)
görseler yine de onlara inanmazlar.
Doğru yolu (açıkça) görseler de onu yol edinmezler.
Fakat azgınlık yolunu görseler hemen onu yol edinirler.
Çünkü onlar, ayetlerimizi (işaretlerimizi) yalan saymayı
âdet edinmişler ve onlardan gâfil olmuşlardır.
Ayetlerimizi ve ahirete kavuşacaklarını
yalanlayanların bütün amelleri boşa gitmiştir.
Onlar, sadece yaptıkları amellerin karşılığı kadar
cezalandırılırlar.”
(Araf: 7/146-147)

(1) Bu konuda kitabın birinci cildinde temel bilgiler verilmiştir.

14 – “Biz o ahiret yurdunu(CENNET YURDUNU), yeryüzünde
büyüklenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere
veririz.
(Güzel) son (günah, kötülük, cinayet ve ihanetlerden) sakınanlara
ait olacaktır.
Kim ki YÜCE RABBİNE bir iyilik getirirse, ona bundan çok
daha iyisi ile karşılık verilecektir.
Kim de YÜCE RABBİNE bir kötülük getirecek olursa, o da
sadece yaptığı (kötülük) kadar ceza görecektir.”
(Kasas: 28/83-84)

15 – “Rüzgârları (rahmetinin bir müjdecisi olarak) gönderip bulutu
da (onunla) harekete geçiren ancak ALLAH’tır.
Biz onu, ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa
onunla hayat veririz.
Ölülerin yeniden dirilmesi de işte böyle olacaktır.
Kim ki izzet (yücelik) istiyor ise, bilsin ki, izzetin (yüceliğin)
tamamı ancak ALLAH’a aittir.
(Yani kim ki manevi anlamda yücelmek istiyorsa; söz, fiil
ve kalbi ile YÜCE ALLAH’A yönelmelidir.)
Güzel sözler (yani insanlar arası güzel konuşmalar ile ibadet
düzleminde söylenen kelime-i tevhid, zikir, tesbih, istiğfar
ve güzel öğütler) ancak ALLAH’a doğru yükselir.
Salih ameli (ALLAH ve insanlık adına yapılan güzel işleri)
ALLAH’a yükselten de o (güzel sözler)dir.
Kötülükleri (planlayarak) tuzak kuranlara gelince, onlar için
çetin bir azab vardır.
Ve onların tuzağı (ALLAH’ın müdahalesi ile elbette ki) bozulacaktır.”
(Fatır: 35/9-10)

NOT:
İnsanlığa ihanet için kurulan hiç bir tuzak sağlam ve güvenli
değildir.Zira her bir tuzak için ilahi bir müdahale zamanı vardır.
Yüce ALLAH severek, överek ve özenerek yarattığı en değerli
varlığın şeytani plan ve tuzaklarla ihanete uğramasına razı olmaz.
Bu nedenledir ki; tuzaklarla iş yapmak YÜCE ALHLA(cc)’ın
gazabına, azabına ve kahrına davetiye çıkarmak anlamına
gelmektedir.
O HALDE VATANA, MİLLETE, DEVLETE VE TÜM İNSANLIĞA
karşı hayırlıf,a ydalı, iyi niyetliv erviem li insan olm; şaekytanın oyun
ve tuzaklarından uzak durmak gerekmektedir.
Herkesin mutlu, müreffeh ve sevinçli olduğu bir dünya kurmak
varken ve de bunun kapısı açık iken, tuzaklarla uğraşıp da dünya
ve ahiret saadetini kaybetmek doğru olabilir mi?
Şu kısacık , sonsuz ahiret saadetini kazanmak için mi, yoksa
başkalarına kuyu kazmak için mi kullanmak gerekir?

16- ” Ey insanlar!
Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve
birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık.
ALLAH katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten
en çok sakınanınızdır.
Şüphesiz ki ALLAH her şeyi hakkıyla bilendir,
ve her şeyden haberdar olandır.” ( Hucurat:49/13)
17- “Andolsun ki biz;
düşünüp öğüt alınsın diye Kur’an’ı kolaylaştırdık.
YOK MU DÜŞÜNÜP DE ÖĞÜT ALACAK OLAN?”
( Kamer: 54 / 17, 22, 32, 40 )

18- ” Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için
ancak birer imtihandır.
Asıl büyük mükâfat ise ancak ALLAH katındadır.”  (Tegabün:64/15)

19- “Ey iman edenler!
Mallarınız ve çocuklarınız sizi,
sakın ha ALLAH’ı anmaktan alıkoymasın.
Her kim ki böyle yaparsa, işte onlar zarara uğrayanların
ta kendileridir.”
( Münafikun: 63 / 9 )

 

20– “Ey insanlar! ALLAH’ın vaadi haktır
(gerçektir); sakın dünya hayati sizi aldatmasın ve
o aldatıcı (şeytan da) ALLAH’ın (affına güvendirerek günahlara
düşürmek suretiyle) sakın sizi aldatmasın.
Şeytan sizin için (en tehlikeli) düşmandır.
O halde siz de şeytanı en azılı düşman olarak bilin.
O, kendi halkını (davetine uyanları) alevli ateşin halkından olmaya
davet ediyor.” (Fatır: 35/5-6)

21 – “(Ey insanlar!
İbretle bakıp da) görmediniz mi ALLAH (cc)’ın göklerde
ve yerde bulunan her şeyi size hizmetçi kıldığını,
gizli ve açık (bütün) nimetlerini sizin üzerinize akıttığını?
Ancak yine de insanlardan bazıları vardır ki;
bilgisi, kılavuzu ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan
ALLAH (cc) hakkında (çirkin ve yanlış iddialarla)
tartışır dururlar.” (Lokman: 31/20)

22 – “Her kim ki (ALLAH’a ve insanlara karşı) MUHSİNLERDEN
OLMAK ZERE özünü ALLAH’a teslim edecek olursa, o
kimse kesinlikle kopmayan en sağlam kulpa yapışmış olur.
Muhakkak ki yapılan işlerin sonucu ancak ALLAH’a ulaşır.”
(Lokman: 31/22)

2 3- “Şüphesiz ki;
(1-) müslüman olan erkekler ve kadınlar,
(2-) mü’min olan erkekler ve kadınlar,
(3-) itaatkâr olan erkekler ve kadınlar,
(4-) dürüst olan erkekler ve kadınlar,
(5-) sabreden erkekler ve kadınlar,
(6-) ALLAH’a saygı duyan erkekler ve kadınlar,
(7-) sadaka veren erkekler ve kadınlar,
(8-) oruç tutan erkekler ve kadınlar,
(9-) iffetini koruyan erkekler ve kadınlar,
(10-) ALLAH’ı çokça anan erkekler ve kadınlar
var ya;
ALLAH işte onlar için (ahirette) bir bağışlanma ve
büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab:33/35)
24- “Açın gözünüzü!
ALLAAH’ın dostları üzerine ne bir korku vardır,
ne de onlar üzüleceklerdir!
– Onlar ki, iman etmişler ve ALLAH’a karşı gelmekten
sakınmışlardır.
– Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da
müjdeler vardır. ALLAH’ın sözlerinde bir değişiklik
yoktur.
İşte en büyük kurtuluş budur.” (Yunus:10 / 62-64)
25- “Şüphesiz ki ALLAH(cc) kötülük yapmaktan sakınan
ve iyilik yapmaya çalışan kimselerle beraberdir.”
( Nahl: 16 / 128)

Abdü’l-Hamit TEK


Leave a Reply

*

İslami Radyo - Dini Radyo - İlahi Dinle - İslami Sohbet - İslami Bilgiler - Dini Sohbet