logo

KADININ İSLAMDAKİ YERİ

“Ey insanlar!

“Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah’in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah’in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir.(VEDA HUTBESİ)

İslam dini çerçevesinde kadının toplumdaki konumuna bakacak olursak önce Cahiliyye (İslam Öncesi) dönemine bakmamız gerekmektedir.

İslam öncesi dönemde kadın olmak , bugün alım-satımı gerçekleşen bir eşyanın alışverişinden  farklı  değildi. Kadın  obje olarak görülmekte ve kanuni olsun veya olmasın hiçbir hakka sahip değildi.  Kadın ve kız çocuklarının toplumda değeri ve önemi yoktu. Kadın , temizlik, yemek, çocuk bakmak, üreme, gelir elde etme ve ticari anlaşmalarda satımı söz konusu olabilen bunun dışında da bir vazifesi olmayan eşya ve mal yerine konulabilen bir nesne idi.

  • Kız çocuklarının diri diri toprağa gömülüp kadının hor görüldüğü, günahkar olarak benimsendiği bir çağ,
  • Kadının mal gibi alıverişe ve alım-satıma konu olduğu bir çağ,
  • Hatta çok utanç vericidir ki kadının kocası ve komşusu arasında değiş-tokuş yapıldığı bir çağ
  • Kız çocuğu doğduğunda dışarı çıkmaya utanan babaların var olduğu bir çağ,

 

Ve bu çağın üzerine İslam güneş misali doğmuştur…

     Ve artık’’ CENNET, KADINLARIN AYAKLARININ ALTINDADIR ‘’

İslamiyet kadının ayaklarının altına Cenneti sermiştir. Çünkü kadın ANNE’dir. Çünkü bir ferdin ilk eğitmeni her zamanda ve her çağda Anne’dir. İslamiyetle beraber kadın sadece cennetlere layık olmakla kalmamış toplumda söz sahibi olan,  kendi geçimini temin edecek kadar mal varlığına sahip olan, kocasının vefatı ile mirasından hak  alabilen, boşanma durumunda bir çok hakka sahip olan , mehir akdi ile evliliğinin bitmesi durumunda bakımının güvenceye alındığı bir konuma sahip olmuştur. Kadın İslam’da yüceltilmiş ve değerli görülmüştür. Kız çocukları da toplumda önemli bir konuma getirilmiş diri diri gömülmeleri yasaklanmış, kendi rızaları olmadan evlenmelerine izin verilmemiş, babaları veya anneleri vefat ettiğinde yine mirastan pay almaları sağlanmıştır.

Ve artık babalara önce kızlarına hediye almaları emredilmiştir… (Kızlarınızı altın ve gümüş ile süsleyin! Elbiseleri güzel olsun! İtibar kazanmaları için en güzel hediyelerle ihsanda bulunun!) [Hakim]

  1. yy ‘da bir takım İslam düşmanları ve modernist düşüncede olduklarını zannedenler tarafından ise kadın ve İslam şu şekilde yorumlanmıştır.
  • İslam, kadının özgürlüğünü elinden alan bir dindir.
  • İslam kadının sosyalleşmesine karşıdır.
  • İslam da kadının hakkı yoktur.
  • İslam kadına gereken değeri vermemektedir.

Bu sözleri sarf edenlere Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah kadının değeri ile ilgili çok güzel yanıtlar vermektedir. Keza Efendimiz Hz. Muhammed (sas)’de gerek yaşantısında gerek hadislerinde kadına verdiği değeri bizlere göstermektedir.

Kur’an-ı Kerim’de; “Huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet bağları oluşturması da Allah’ın varlığının delillerindendir. Gerçekten bunda düşünen bir toplum için alınacak dersler vardır”[1] buyrulmaktadır.
İslam’da eşler birbirlerine karşı yükümlü ve sorumlu kılınmışlardır. Ailede erkeğin kadına nasıl davranacağı konusunda Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır. “İmanı en olgun olan mü’min, ahlakça en güzel olandır. En hayırlınız da hanımına en güzel davranandır.” 

Aile hayatı konusunda da en güzel örneği teşkil eden Peygamberimiz, hiçbir zaman hanımlarına sert muamelede bulunmamış ve onlara karşı daima iyi davranarak, şefkatle muamele etmiştir.
Kadınlar, Yüce Allah’ın bizlere birer emanetidir. Nitekim, Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde;“Kadınlar size Allah’ın bir emanetidir.”[2] buyurmuştur. Dolayısı ile bu emanete saygılı davranmak, sahip çıkmak ve en iyi şekilde muhafaza edip muamele de bulunmak herkesin boynunun borcudur.

 

 


Leave a Reply

*

İslami Radyo - Dini Radyo - İlahi Dinle - İslami Sohbet - İslami Bilgiler - Dini Sohbet