logo

HAKK’A YÖNELMEK

YÜCE ALLAH (cc) buyurdular ki:
– “Göklerde ve yerde ALLAH (cc)’tan başka ilahlar olsaydı
onların hepsi de bozulup giderdi.
Arşın sahibi olan ALLAH (cc), onların isnat ettikleri sıfatlardan
uzaktır.
O, yaptığından sorgulanmaz, (ancak) insanlar (yaptıkları
kötülüklerden ve de yapmadıkları görevlerinden dolayı)
sorgulanırlar.” (Enbiya: 21 / 22-23)
– “Sizin ilahınız bir tek ilah’tır. O’ndan başka ilah yoktur.
O RAHMAN ve RAHİMdir.” (Bakara :2 / 163)
– “De ki; O ALLAH tekdir.” (İhlâs:112 / 1)
Evet, ALLAH (cc) tek, gönül tek, gaye tektir.
Tek olan yürek, tek olan YÜCE ALLAH (cc)’a tek olan gaye
ile yönelecek olursa, hayatın ve yaratılışın temel amacına
ulaşmış, iki dünya saadetini de kazanmış olacaktır.
Evet, ALLAH (cc) tek, gönül tektir.
Peki, tek olan gaye nedir?
Bu konuda YÜCE ALLAH (cc) buyuruyor ki;

“Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etmeleri için yarattım.”
Peki, kulluk ne demektir?
Kulluk; Yüce ALLAH (cc)’ın rızasını kazanmak amacıyla yapı –
lan güzel iş ve davranışların demektir.
Tanımdan da anlaşıldığı gibi, bir amelin ibadet olması için YÜCE
ALLAH (cc)’ın rızasını kazanmak amacına sahip olması gerekmektedir.
“Hayır, sen ona uyma !
SECDE ET VE RABBİNE YAKLAŞ ! ”
(Alak: 96 / 19)
Emri ile ibadetin zirve noktası olan secdenin amacı olarak da
“RABBİNE YAKLAŞ” mesajı verilmektedir.
Yaklaşmanın son noktası ulaşmak ve kavuşmaktır. Yani yaklaşmaktan
maksat ulaşmak ve kavuşmaktır. Ayet bu mesajı açıkça
beyan etmektedir.
O halde ibadetin asıl amacı; Yüce ALLAH (cc)’ın rızasını, sev –
gisini aramak ve O’na kavuşmaya çalışmaktır.
Kısaca kul, YÜCE ALLAH (cc)’ın rızasını amaç edinirse diğerleri
de kendiliğinden sonuç olarak gelecektir.
Yüce ALLAH (cc)’ın rızasını istemeye ihlâs denir.
İhlâs öyle bir şeydir ki; adetleri ibadete, taşları elmasa, bakırları
altına dönüştürür.
İhlâs ile icra edildiği vakit; yemek, uyku, çalışma, dinlenme, bakma,
konuşma ve susma ibadete dönüşür.
Günlük hayatın tamamını ibadete dönüştürme gücüne sahip
olan ihlâs, aynı zamanda kulu ALLAH’a ulaştıran en etkili yoldur. Ayrıca
kulu, en azılı düşmanı olan şeytandan koruyan en etkili kalkan
da ihlâstır. Bu durumu Yüce ALLAH (cc), kitabında açıkça beyan
etmiştir.

ADEM (a.s) yaratılmış, ona ruh üflendikten sonra tüm melekler
emre uymuş, Hz. ADEM (a.s)’a secde etmiş ve ALLAH’ın rızasını
kazanmışlardır.
Ancak şeytan emre baş kaldırmış, asi olmuş, buna sebep olarak
da: “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü ben ateşten o ise çamurdan
yaratılmıştır” bahanesini ileri sürmüştür.
Bunun üzerine Yüce ALLAH (cc)’ın gazabına uğramış, Yüce
Huzurdan ve Rahmet Dünyası’ndan kovulmuştur.
Şeytan da bu durum karşısında insanlara vereceği zararları, yapacağı
ihanetleri itiraf etmiş ve şu açıklamayı yapmıştır:
“RABBİM, beni azdırmandan dolayı andolsun ki ben de onlara
(günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.
Ancak onlardan ihlâs sahibi olan kulların hariçtir.
(Yani benim çabalarım onlara önemli bir zarar vermez.)
(ALLAH da cevaben) buyurdu ki:
“İşte benim korumayı üzerime aldığım ve bana ulaşan dosdoğru
yol budur. (Yani ben de ihlâslı kullarımı senin hile ve tuzaklarından
koruyacağım.)
Benim (ihlâslı) kullarıma karşı senin etkin bir gücün yoktur. Ancak
sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin sen.) (Hicr Suresi: 39-42)
Buradan da anlaşılmaktadır ki, İHLAS KALESİ içine girdiği vakit
kul, şeytanın tuzaklarına karşı mânevî bir koruma altına girmiş
olmaktadır.
O halde hayatımızı, Yüce ALLAH (cc)’ın rızasını temel amaç
kabul ederek yaşayacak olursak, hem hayatımız ibadete dönüşmüş,
hem de en azılı düşmanımıza karşı manevi bir koruma altına
girmiş oluruz.
O zaman yememiz, içmemiz, yürümemiz, uyumamız ve konuşmamız
tamamen ALLAH (cc) için olacak, tüm amellerimiz de ibadete
dönüşme imkânı bulacaktır.

“De ki: “Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm
tamamen Âlemlerin RABBİ olan ALLAH içindir.”
(En’am Suresi: 162)
“De ki O ALLAH TEKDİR.
ALLAH samettir.
O doğmamış ve doğurmamıştır.
O’na denk olacak hiç kimse yoktur.”
(İhlâs Suresi)

” Muhakkak ki ben,
kalbimi gökleri ve yeri yaratan (Yüce RABBİME) yönelttim.
Ben ALLAH’A ortak koşanlardan değilim.”
(Enam; 6 / 97)

Evet, O ALLAH (cc) tüm sıfatları, fiilleri ve zatı ile tektir. Eşi, benzeri
ve ortağı yoktur. Her şey O’na muhtaçtır. O hiçbir şeye muhtaç
değildir. O’nun için doğmak, doğurmak ve ölmek yoktur. O’nun evlat
edinmeye, yemeye, içmeye ve dinlenmeye ihtiyacı yoktur. Çünkü
O, tüm sıfatlarıyla mükemmel ve eşsiz bir yüceliğe sahiptir. Hiçbir
varlığın O’na denk ve benzer olması mümkün değildir.
Hz. MUHAMMED (sav) de ALLAH’ın gönderdiği son elçi, son
peygamberdir. İlk insan ve İlk Peygamber Hz. ADEM (as) ile son
Peygamber Hz. MUHAMMED (sav) arasında ne kadar Peygamber
gelip geçmiş ise hepsi de haktır, hepsi de gerçektir.
“ALLAH’ım!
Bizleri de dostların ve sevdiklerin arasına dâhil eyle.
Hayatımızın ibadet, ibâdetimizi de miraç eyle Ya RAB.
Bizi senden, seni de bizden râzı eyle Yâ RAB!
Bizi ve tüm kullarını korktuklarımızdan emin,
umduklarımıza da nâil eyle Yâ RAB!”
Amin, Amin, Amin.

Abdü’l-Hamit TEK


Leave a Reply

*

İslami Radyo - Dini Radyo - İlahi Dinle - İslami Sohbet - İslami Bilgiler - Dini Sohbet