logo

AİLE NEDİR ?

Toplumları oluşturan temel yapı taşları ailelerdir. Şayet aileler mutlu ve huzurlu olursa bu durum çocuklara, taraflara, komşulara ve tüm çevreye yansıyacaktır. Bu da huzurlu ve barış içinde ki bir topluma kapı açacaktır. – Aile bir insan ocağıdır. Orada insanlar doğar, büyür, gelişir ve insan olurlar. – Aile ve bir huzur yuvasıdır. Orada insanlar dışarıda bulamadığı huzur ve mutluluğu yakalarlar. – Aile çocukların cennetidir. Çocuklar orada gıda ile bedenlerini sevgi ve şefkat ile de ruhlarını beslerler. – Aile bir paylaşım ve yardımlaşma kurumudur. Orada yer alan herkes birbirinin ihtiyacını karşılamakta, hepsi de bir boşluğu doldurmaktadırlar. – Aile bir sevgi yumağıdır. Orada
Devamını Oku


ASIL MESELE NEDİR ?

İnsanların, toplumların ve tüm dünya halkının dış dünyalarında yaşadıkları sorunların, sıkıntıların asıl nedeni kendi iç dünyalarında gizlidir. Şayet insanların iç dünyalarındaki tohumlar ıslah edilip düzeltilme ise, dış dünyaya taşan diken gibi söz, fiil ve davranışları da düzeltmek mümkün olmayacaktır. Bunun içindir ki Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (SAV): “Dikkat edin! İnsan vücudunda bir et parçası vardır. Şayet o düzeltse tüm vücut düzelir, sıhhat bulur. Şayet o bozulursa tüm vücut bozulur, hasta olur. Dikkat edin! O et parçası kalptir” buyurmuşlardır. Mademki Rahmet elçisi, kalbe ve kalbin önemine bu kadar hassasiyetle dikkat çekmiştir. O halde kalple alakalı bazı temel bilgilere ve fikirlere sahip
Devamını Oku


SELAMLAŞMAK

Selam, emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, bir kimseye yapılacak en güzel duadır.Tanışma selamla başlar. Bir kimse ile karşılaştığımızda, birinin yanına girdiğimizde ya da birinden uzaklaştığımızda o kimseye selam veririz. “Selamün aleyküm”, “selam, esenlik, barış üzerinize olsun,” demektir. Selam vermek, insanın iyi niyet ve sağlık temennisini karşısındakine göstermesidir. Başka bir ifadeyle, “Ben senin sağlıklı ve güven içinde olmanı istiyorum ve diliyorum.” demektir. Selama, “Allah sana da esenlik versin.” anlamında kullanılan “Aleyküm selam” diyerek karşılık veririz. İyi dilek ve temennilerimizi “iyi günler, günaydın, merhaba, iyi akşamlar, hoşça kal, hayırlı işler” gibi selamlaşma ifadeleriyle
Devamını Oku


Web sitene Kuran-Kerim Ekle

Aşağıdaki Kod Eklerek  Web siteniz ekle Bilirsiniz <a href=”http://www.listen2quran.com/default.aspx”><img class=”alignnone size-medium wp-image-438″ src=”http://hirafm.com/wp-content/uploads/2017/02/Kuran-ı-Kerim-Dinle-300×146.jpg” alt=”” width=”300″ height=”146″ /></a>    


Yemin Kefâreti

Bir kimsenin yaptığı yemine riayet etmeyip yeminini bozması halinde üzerine gereken kefârettir. Yemin kefâretiyle ilgili olarak Kur’an’da şöyle buyurulur: “Allah kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren (lağv) yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz; fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle âzat etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyunuz. Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz” (el-Mâide 5/89). İslâm müctehidlerinin ortaklaşa ifadelerine göre, yeminini bozan yani Allah’ı şahit göstererek verdiği sözünde durmayan kimse kefâret olarak; ya bir
Devamını Oku


İHLAS

İhlas, temiz ve katışıksız yapmak, seçmek, samimiyet, gönülden bağlılık demektir. İbadet ve davranışları yalnız Allah’a has kılarak yapmak, başka düşüncelerden temizlenmektir. İhlas tevhit inancının özü olduğundan, Allah’ın birliğini en güzel ve özlü biçimde  anlatan sureye “İhlas” adı verilmiştir. İhlas riyanın zıddı olup kalbi, temizliğini bozacak düşüncelerden uzak tutmaktır. İhlas yalnızca Allah’a ibadet etmeyi gerektirir. Ayrıca Allah’ın rızasını gözeterek ibadet etmek de samimiyet ilkesinin bir gereğidir.      İhlas, amel-i salihin temel şartı olduğundan, Allah: “Her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse, yararlı bir iş yapsın ve Rabbine yaptığı ibadete kimseyi ortak etmesin.” buyurarak ibadetlerde riya kapısının kapanmasını istemektedir. Cüneyd Bağdadi der ki:
Devamını Oku


RAHMET İKLİMİ

Rahman ismi hatırına tüm insanları, Rahim ismi hatırına da tüm iyi insanları, sevgi, saygı ve şefkatı kucaklayan bir kalbe Yüce ALLAH (cc) gazabıyla değil, sevgi ve rahmetiyle nazar eder de o kalbe hikmet ve huzur kapılarını açar. ALLAH’ın rızasını nefsinin rızasından üstün gören ve bunun gereğini yapan insan İhlâs bilincine ulaşmış, şeytanın belini kırmış demektir. Hikmet, Hâkim olan Yüce ALLAH’ın bir ihsanı, bir lütuf ve ikrâmıdır. Kim ki, bu ilahi lütuf ve ikrama kalbini açarsa, o kalbin dirilmesi ve arınması, diken tarlasından çiçek bahçesine dönüşmesi mutlak bir sonuç olacaktır. Merhamet insanı olmayı başaranlara, Yüce ALLAH’ın rahmetiyle muamele etmesinden daha doğal
Devamını Oku


İMAM-I GAZALÎ’YE GÖRE KUR’AN OKURKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Tedebbür: Kur’ân okumaktan gāye nedir, bunu düşünerek ağır ağır okumak.   Tefehhüm: Kur’ân’ı okurken, anlamaya çalışarak okumak.   Tahsis: Kendisine hitâb edildiğini kabûl ederek okumak. Teessür: Kur’ân’ı okurken, anlatılan şeye göre üzüntü, korku, ümid ve daha başka sıfatlarla müteessir olarak okumak. Terakkî: Kur’ân’ı okurken, kendi ağzından değil, Allahü Teâlâ’dan dinliyormuş gibi okumak.   Teberrî: Kur’ân’ı okurken, Allah’ın büyüklüğü karşısında kendi benlik ve varlığından geçmek ve kendisini hiçe saymaktır.[1] [1]  İhyâ-yı Ulûmü’d-Dîn


EN YÜCE GAYE

Emirü’l-Mü’minin Ömer bin el-Hattab (Radıyallahü Anh)’den: Demiştir ki, kendim işittim, Rasulullâh (sav) şöyle buyurdular: “Ameller(in değeri ve hükmü) niyetlere bağlıdır. Herkesin niyet ettiği şey ne ise, eline geçecek olan da odur. Hicreti, ALLAH’a ve Rasulü’ne doğru olan kimsenin hicreti ALLAH’a ve Resûlüne’dir. Hicreti, eline geçireceği bir dünyaya veya nikâhlanacağı bir kadına dönük olan kimsenin hicreti de hicret ettiği şeyedir.” (Buhari – Müslim) İnsanın büyüklüğünü belirleyen şey; makam, mevki ve parasının büyüklüğü değildir. Bilakis niyet, amaç, duygu ve düşüncelerinin büyüklüğüdür. Karıncanın boyuna bakarak onu küçük görenler, onunla alay edenler daima BÜYÜK SINAVI kaybetmişlerdir. Bu karıncanın büyük davasına sahip çıkan, ona yardım
Devamını Oku


MEVLİD KANDİLİ

  Mevlid Kandili, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in, ay takvimine göre doğduğu gecedir. Hz. Peygamber, kamerî aylardan Rabîu’l-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya gelmiştir. Mîlâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlamaktadır. Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından birisidir. Çünkü onun dünyaya geldiği dönemde, insanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlak tamamen kokuşmuştu. Kadınlar esir muâmelesi görüyor, bir eşya gibi alınıp satılıyor, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu. Dünyada insanın en çok ihtiyaç
Devamını Oku


İslami Radyo - Dini Radyo - İlahi Dinle - İslami Sohbet - İslami Bilgiler - Dini Sohbet