logo

İMAM-I GAZALÎ’YE GÖRE KUR’AN OKURKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Tedebbür: Kur’ân okumaktan gāye nedir, bunu düşünerek ağır ağır okumak.   Tefehhüm: Kur’ân’ı okurken, anlamaya çalışarak okumak.   Tahsis: Kendisine hitâb edildiğini kabûl ederek okumak. Teessür: Kur’ân’ı okurken, anlatılan şeye göre üzüntü, korku, ümid ve daha başka sıfatlarla müteessir olarak okumak. Terakkî: Kur’ân’ı okurken, kendi ağzından değil, Allahü Teâlâ’dan dinliyormuş gibi okumak.   Teberrî: Kur’ân’ı okurken, Allah’ın büyüklüğü karşısında kendi benlik ve varlığından geçmek ve kendisini hiçe saymaktır.[1] [1]  İhyâ-yı Ulûmü’d-Dîn


EN YÜCE GAYE

Emirü’l-Mü’minin Ömer bin el-Hattab (Radıyallahü Anh)’den: Demiştir ki, kendim işittim, Rasulullâh (sav) şöyle buyurdular: “Ameller(in değeri ve hükmü) niyetlere bağlıdır. Herkesin niyet ettiği şey ne ise, eline geçecek olan da odur. Hicreti, ALLAH’a ve Rasulü’ne doğru olan kimsenin hicreti ALLAH’a ve Resûlüne’dir. Hicreti, eline geçireceği bir dünyaya veya nikâhlanacağı bir kadına dönük olan kimsenin hicreti de hicret ettiği şeyedir.” (Buhari – Müslim) İnsanın büyüklüğünü belirleyen şey; makam, mevki ve parasının büyüklüğü değildir. Bilakis niyet, amaç, duygu ve düşüncelerinin büyüklüğüdür. Karıncanın boyuna bakarak onu küçük görenler, onunla alay edenler daima BÜYÜK SINAVI kaybetmişlerdir. Bu karıncanın büyük davasına sahip çıkan, ona yardım
Devamını Oku


MEVLİD KANDİLİ

  Mevlid Kandili, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in, ay takvimine göre doğduğu gecedir. Hz. Peygamber, kamerî aylardan Rabîu’l-evvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya gelmiştir. Mîlâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlamaktadır. Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum, insanlık tarihinin en önemli olaylarından birisidir. Çünkü onun dünyaya geldiği dönemde, insanlar her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlak tamamen kokuşmuştu. Kadınlar esir muâmelesi görüyor, bir eşya gibi alınıp satılıyor, kız çocukları acımasızca diri diri toprağa gömülüyordu. Dünyada insanın en çok ihtiyaç
Devamını Oku


Şeytan ateşten yaratıldığı halde ateş onu nasıl yakacaktır

İnsan topraktan yaratıldığı halde, toprak ona zarar verebilmektedir. Bunun gibi şeytanın ateşten yaratılması, ateşin ona zarar vermeyeceği anlamına gelmez. Mahiyet değiştiğinden ateş de zarar verecektir. Ateş olmak ayrıdır, ateşten yaratılmak ayrıdır. Ağaç da topraktan yaratıldığı halde toprak değildir. Ayrıca cehennem azabı sadece ateş değildir. Birçok azap çeşitleri vardır. Birkaçı şöyledir: 1. Soğukla azap, 2. Yılan ve akrep gibi hayvanların sokması, 3. Başına topuzlarla vurmak, 4. Aç bırakmak, 5. Zakkum yedirerek bağırsakları parçalamak, 6. Vücutları büyültülerek azabın şiddetlendirilmesi,


METAFİZİK ALEM

Yaşadığımız dünyanın bir görünen, bir de görünmeyen yüzü vardır. Görünen yüzü ile dünya bir türlü, görünmeyen yüzü ile dünya çok türlü bir yapıya sahiptir. Dünyanın görünen yüzündeki olaylar, görünmeyen yüzündeki olayların binde biri gibidir. Örneğin; bu kâinatın bir maddi (fizik) yönü, bir de manevi (metafizik) yönü vardır. Kâinatın maddi yönündeki denge, düzen ve olayların perde arkasında, manevi boyuttaki kanunlar ve değişimler bulunmaktadır. Televizyondaki kanalların ve farklı programların arkasında, vericilere yüklenen görüntüler ve yayınlar olduğunu herkes bilmektedir. Telefona gelen ses ve konuşmanın arkasında, öbür uçtaki kişinin ses ve hitabı olduğu bir bilmece değildir. Her insanın bedeni yanında bir de ruhunun bulunduğu,
Devamını Oku


BÜYÜK HESAP

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA…. ” Çokluk hırsı sizleri öylesine bir oyaladı ki, (sayıca çokluğunuzu ve üstün olduğunuzu isbatlamak için) kabirleri dahi saydınız. Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette ki, yakında bileceksiniz! Hayır, hayır, gerçek öyle değildir! Kesin bir bilgi ile bilmiş olsaydınız (O kabirlerde) cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahrette onu açıkça göreceksiniz. Sonra da o gün ( size verilen bütün ) nimetlerden elbette ve elbette ki hesaba çekileceksiniz.” (Tekasür: 102/1-8) Bu büyük uyarıyı dikkate almak, Geç kalmadan bizi kuşatan İlahi nimetleri saymak. Nimetlerin çokluğunu ve bunların şükrünü düşünmek. Şükrün anlamını ve yollarını öğrenmek. Şükrün türlerini ve bunların önemini bilmek. Nimetlere
Devamını Oku


HADİSLER IŞIĞINDA DEĞERLER EĞİTİMİ

AFEFFETMEK مَنْ يَتَوَاضَعُ للّهِ سُبْحَانَهُ دَرَجَةً يَرْفَعْهُ اللّهُ بِهِ دَرَجَةً. وَمَنْ يَتَكَبَّرُ عَلَى اللّهِ دَرَجَةً يَضَعْهُ اللّهُ بِهِ دَرَجَةً حَتَّى يَجْعَلَهُ فِي أسْفَلِ السَّافِلِينَ “Kim Allah Teâla hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir. Kim de Allah’a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safilîne (aşağıların aşağısına) atar.   قَالَ رَسُولُ اللّهِ : مَنْ َ يَرْحَمِ النَّاسَ َ يَرْحَمُهُ اللّهُ تَعالى “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İnsanlara merhametli olmayana Allah Teala merhamet etmez.”                                                                                                                                                                                                                            وَجَدْنَا عَلى قَائِمِ سَيْفِ رَسُولِ اللّهِ :
Devamını Oku


KADININ İSLAMDAKİ YERİ

“Ey insanlar! “Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah’in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah’in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir.(VEDA HUTBESİ) İslam dini çerçevesinde kadının toplumdaki konumuna bakacak olursak önce Cahiliyye (İslam Öncesi) dönemine bakmamız gerekmektedir. İslam öncesi dönemde kadın olmak , bugün alım-satımı gerçekleşen bir eşyanın alışverişinden  farklı  değildi. Kadın  obje olarak görülmekte ve kanuni olsun veya olmasın hiçbir hakka sahip değildi.  Kadın ve kız çocuklarının toplumda değeri ve önemi yoktu. Kadın , temizlik, yemek, çocuk bakmak, üreme, gelir elde etme ve ticari
Devamını Oku


YEDİ KİŞİ

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gü – nünde ALLAH Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: 1- Adil devlet başkanı, 2- RABBİNE kulluk ederek temiz bir hayat içinde yetişip büyüyen genç, 3- Kalbi mescidlere bağlı müslüman, 4- Birbirlerini ALLAH için sevip buluşmaları da ayrılmaları da ALLAH için olan iki insan, 5- Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben ALLAH’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit, 6- Sağ elinin verdiğini sol eli bilemeyecek kadar gizli sadaka veren kimse, 7- Tenhada ALLAH’ı anıp göz yaşı döken kişi.” (
Devamını Oku


deneme


İslami Radyo,Dini Radyo,islami sohbet,İlahi dinle